Her ülkenin binlerce atasözü var, özdeyişi var.
Bunlar birikimlerin hap halinde ifade edilmiş şekli.
Ünlülerin, toplumları etkileyen kişilerin özdeyişleri var, çoğu zaman yazarlar anlatmak istedikleri konuya giriş yaparken "ufuk açma" niyetine alıntı yaparlar.
Philip E. Humbert adlı bir psikiyatri profesörü, "İnsanlara mutlu yaşamın anahtarını 10 kuralda toplayacak olsam, hangi deyişleri seçerdim" diye kapsamlı bir çalışma sonrası bir liste çıkartmış.
***
Kendini tanı -Sokrat
Kendi içinde yolculuk yap. Günlük tut. Kalbin, gönlün, vicdanın ne diyor? Neyi öne çıkartıyor? Dünyaya bilinçli bakmanın yolu başta bu iç yolculuktan geçiyor.
**
Olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol - Mevlana
Dürüst ol, adil ol, hakça düşün. İçinden gelen sesin öne çıkardığı değerleri koru. Hayatta birşeyleri korumak için ayakta kalmazsan herşey seni düşürür.
**
En yukarda aşk var - Aziz Paul
Sesi müziğe dönüştüren aşktır. Aşk olmazsa, sevgi ilişkileri yoksa, ihtimam eksikse hayatın kuru bir daldan farkı kalmaz.
**
Dünyayı hayalgücü döndürür -Albert Einstein
Yaptığımız herşey hayal kurarak başlar. Hayat -herkes için- hayalleri gerçekleştirmek ve yapabileceğinin en iyisi, olabileceğinin en güzeli peşinde gitmektir.
**
Fazla güzellik göz çıkarmaz -Mae West
Güzel hayat doya doya yaşanır. Mutluluk paylaşılır, hayatı sevme hissi coşkuyla beraber gelir. Ruhun müziğinde "Haydi bastır, göster kendini" temposu vardır. Kibir değil, coşku!
**
Fırsatlar yakalandıkça çoğalır -Sun Tzu
Başarı cesaret ister, başlangıçtaki cesaret sonradan inanca dönüşür. İnanç insanlığa daha iyi hizmet arzusuna dönüştüğünde fırsatlar yelpazesi yukarı bir seviyede tekrar açılır.
**
Ya yap ya yapma. Denemek yok! -Yoda
Hayat seri hareket, karar ve kararlılık gerektirir.Tereddütte kalanlar geride kalır. Hayatın üstüne gitmezseniz hayat sizin üstünüze gelir.
**
Mükemmellik, ekleyecek bir şey kalmadığında değil,
alınacak bir şey kalmadığında oluşur -Antoine de St.Exupery
Hayatınızı basitleştirin. Basite indirge, indirge, bir kere daha indirge... O zaman ne kalıyor, ona bak. İstekler listenizi kısa tutun. Kısa tutun ki fokus edebilesiniz. Güneş ışığına büyüteç tutmak gibi, odaklamazsanız hayatı yakamazsınız.
**
Kabiliyet yoksa sanatçı olmaz, ama çalışılmadıkça kabiliyet hiç bir işe yaramaz - Emile Zola
Ancak akıllı, bilinçli ve odağı şaşmayan çabalar sonrası olası potansiyelin yapabilecekleri gerçekleşir. Elması yontmadıkça elinizde sadece bir taş parçası vardır.
**
Hayatı yaşamanın iki yolu var -Albert Einstein.
Biri hiçbir şey mucize değilmiş gibi yaşamak...
Diğeri herşey mucizeymiş gibi yaşamak...
(jazzinlove@mynet.com-slayt olarak hazırlanmıştır.)
Küresel Isınma ve İklim Değişikliği geleceğimizi tehdit ediyor... Tarım alanları, ormanlar, su kaynakları, biyolojik çeşitlilik, deniz yaşamı giderek tükeniyor. Bu tehditlere karşı toplumu bilinçlendirmek ve çözümler yaratmak amacıyla Türkiye’de ilk kez iki sivil toplum kuruluşu, TEMA ve TURMEPA büyük bir işbirliği yapıyor. “Geleceğimiz Erimesin” sloganıyla oluşturulan proje kapsamında iki kuruluş ülke genelinde bir eğitim kampanyası düzenliyor. Karadan TEMA Vakfı’nın Mobil Eğitim Aracı, denizden ise TURMEPA’nın Eğitim Teknesi ile yurt çapında eğitim çalışmaları düzenlenecek. Kampanya kapsamında, toplanan bağışlarla, güneş enerjisiyle ve biodizelle çalışacak olan, özel hazırlanacak araç ve teknenin önümüzdeki aylarda yola çıkması ve 2011 sonuna kadar 810.000 kişiye ulaşılması hedefleniyor.
Siz de destek Olun “Geleceğimiz Erimesin !”
Kampanya Katılın Yöntemleri
*
AVEA, TURKCELL veya VODAFONE faturalı hatlarından 4014’e SMS atılabilir. (Her bir mesaj bedeli 5 YTL’dir)
*
TEMA Vakfı’nın www.tema.org.tr adresli web sitesinden kredi kartı yoluyla bağış yapılabilir
*
Vakıflar Bankası, İş Bankası, Yapı Kredi Bankası, Ziraat Bankası, Akbank Levent Şubelerindeki özel hesaplara* bağış yapılabilir.
*Banka Hesap No’ları
Banka Adı
Şube Adı
Şube Kodu
Hesap Numarası
Vakıflar Bankası
Levent Şb.
310
00158007290573487
Ziraat Bankası
Levent Şb.
0753
50368586-5001
Akbank
Levent Şb.
175
115050
Yapı Kredi
Levent Şb.
322
82442306
T.İş Bankası
Levent Şb.
1035
1142483
Bahar yorgunluğu için reçete
Bu hafta neredeyse yüze yakın "bahar yorgunu" bize e-mail yolladı. Öyle görünüyor ki, bahar yorgunlarının sayısı artıyor!
Bunda küresel ısınmanın yol açtığı mevsim kaymalarının ve meteorolojik karmaşıklıkların da rolü olmalı. Baharla birlikte canlanan vücudunuzu ciddi bir yorgunluk dalgasının sarmasını istemiyorsanız, bu yazıyı dikkatle okumanızda yarar var!
UZMANLAR, bahar yorgunluğunun "tıbbi bir durum" olmaktan çok, mevcut bir sağlık sorununun alevlenmesi ile ilişkili olduğunu söylüyor. Eğer, güzel ve aydınlık bahar sabahlarına keyifle uyanamıyor, gün boyu gidip gelen yorgunluk dalgalarından yakınıyorsanız, sıradan bir bahar yorgunluğu dışında, önemli bir sağlık sorunu yaşıyor olabilirsiniz.
ROMANTİK YORGUNLUK
Yorgunluk, rahatsız edici bir duygudur. En büyük etkisi, bedensel ve ruhsal enerjinin kaybıdır. Eğer yorgunsanız, yeteri kadar güçlü ve enerjik biri olduğunuzu hissetmiyorsanız, bir süre sonra başka sağlık sorunlarının da ardı ardına filizlendiğini görürsünüz.
Baharla birlikte ortaya çıkan bu geçici yorgunluk hali, genellikle birkaç haftayı geçmez. Mevsim dönüşümünde ortaya çıkan, iyon dengesi değişimlerinin, meteorolojik şartlardaki farklılaşmalarının, ısı ve nem oynamalarının, aydınlık ve karanlıkta geçen saatlerde kaymaların ve daha pek çok nedenin bu "romantik yorgunluk"ta rolü olduğu söylenir. Her ne sebeple meydana gelirse gelsin, baharın ilk günlerinde ortaya çıkan yorgunluğun, kısa süreli ve hafif bir yorgunluk olduğunu unutmamalı, eğer ciddi ve ilerleyici bir yorgunluk sorunu yaşıyorsanız, arkasında önemli bir bedensel veya ruhsal problemin olabileceğini bilmelisiniz.
Baharla birlikte ortaya çıkan yorgunlukların arkasında gizli bir depresyon, gözden kaçmış bir kansızlık, farkına varılmamış bir tiroid yetmezliği ya da vücudunuz her hangi bir yerine odaklanmış bir enfeksiyon hastalığı olabilir. İlerleyici yorgunlukların bazen kanser gibi daha ağır ve ciddi sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabileceği unutulmamalıdır.
Yorgunluk ve halsizlik duygusu ayrı şeyler midir? Bu sorunun yanıtlanması pek kolay değildir. Halsizlik de kişinin kendisini enerjisi tükenmiş ve bitkin hissetmesini anlatan bir duygudur. Yetersiz dinlenmenin, kalitesiz ve yetersiz uykunun, iyi yönetilemeyen streslerin, sıkıntı, mutsuzluk, hayal kırıklığı, korku ve endişelerin sonucu olarak ortaya çıkabilen bu duyguyu, yorgunluğun hafif bir şekli gibi tanımlayanlar var.
Adına ister yorgunluk, ister halsizlik diyin, eğer tekrarlayıcı ve ilerleyici bir enerji kaybı ve bitkinlik sorunu yaşıyorsanız, bu sorunun çözümü için tıbbı yardım isteyin.
NASIL ATLATILACAK
Eğer, yorgunluğunuza geçici ama etkili çözümleri arıyorsanız, daha sık ve az miktarda gıda tüketmeye, vitamin ve mineral zengini sebze ve meyvelere ağırlık vermeye, meyve suları, bitki çayları ve mineral yükü fazla su tüketiminizi artırmaya özen gösterin. Daha iyi uyumaya, alkol kullanmamaya çalışın. Yoğun stres altında olduğunuzu düşünüyorsanız, size stres yüklediğini düşündüğüz sorunlardan biraz uzaklaşın. Açık havada yapılan 30-45 dakikalık yürüyüşlerin de yorgunluk giderici tabletler kadar etkili olabileceğini hatırlayın.
İYİ HABER
İyi kolesterolümüz kabul edilir düzeyde
Geçen hafta yazdığımız iyi kolesterolün önemi ile ilişkili yazıda daha önce yapılan iki araştırmanın sonuçlarına göre, Türk toplumunda iyi kolesterol HDL ’nin düşük olduğunun anlaşıldığını belirtmiştik. Türk Kardiyoloji Derneği yetkilileri, 2002 yılı sonrasında yapılan iki yeni çalışmada (METSAR ve ICEBERG), öncekilerin aksine, Türk toplumunda HDL düzeyinin kabul edilebilir sınırlar içerisinde bulunduğunu belirtiyor. Yapılan yeni araştırmalar, 1995 ve 1999’da yayınlanan sonuçların aksine, erkeklerimizin ortalama 45, kadınlarımızın ortalama 50 mg civarında HDL kolesterole sahip olduğunu gösteriyor. Türk Kardiyoloji Derneği yetkilileri, bu önemli farklılığın araştırmalarda kullanılan yöntemlerle ilişkili olduğunu, ilk araştırmalarda kullanılan yöntemlerin HDL kolesterol düzeyinin daha düşük gösterebildiğini belirtiyorlar. Bu sevindirici gelişmeyi sizlerle paylaşıyor, yanlışlığı düzeltiyor ve Türk Kardiyoloji Derneği’ne teşekkür ediyorum.
BiR BiLGi
YORGUNLUK TİPLERİ
Üç tip yorgunluktan bahsedebiliriz: "Bedensel veya fiziksel yorgunluk", "ruhsal ya da psikolojik yorgunluk" ve "motivasyonel yorgunluk."
Fiziksel yorgunluk, ağır bir çabayı, yoğun egzersizi, gereğinden fazla bir bedensel aktiviteyi izleyerek oluşan halsizliktir.
Ruhsal yorgunluk, konsantrasyon eksikliği ve belirli bir aktiviteye odaklanma noksanlığından kaynaklanır. Kişisel yetenek ve sınırlarınızı bilmeden ya da önemsemeden kapasitenizi zorlarsanız, çöküntü ve depresyon kaçınılmazdır.
Motivasyonel yorgunlukta ise duygusal veya fiziksel aktivitelere katılma arzusunun eksikliğinden kaynaklanan bir yorgunluk söz konusudur.
UYGULAYIN
Enerjik olmak için öneriler
Eğer yorgunsanız, kendinizi güçsüz ve halsiz hissediyorsanız, yani enerjiniz yetersizse aşağıdaki beslenme önerilerinden yararlanabilirsiniz.
ÖĞÜN SAYISINI ARTIRIN Küçük porsiyonlar halinde günde 5-6 öğün yiyebilirsiniz. Sık sık ve az az yemeniz kendinizi daha enerjik hissetmenizi sağladığı gibi şişkinlik ve yorgunluğunuzu da azaltacaktır.
DÜZENLİ SIVI ALIN Düzenli ve sürekli sıvı alın. Yorgunluk çoğu kez susuzluğun ve sıvı eksikliğinin belirtisidir. Günde en az 8-10 bardak su içerek enerji düzeyinizi koruyabilirsiniz.
HAMURA EL SÜRMEYİN Hamur işlerinden uzak durun, hayvansal yağları terk edin. Birçok araştırma fazla miktarda hayvansal doymuş yağ ve hamur işi tüketenlerde yorgunluk ve halsizlik şikáyetlerinin daha sık olduğunu ortaya koymaktadır.
DAHA ÇOK MEYVE Daha çok meyve yiyin. Özellikle glisemik indeksi düşük, lif ve posa miktarı yüksek, antioksidan kapasitesi fazla meyveleri gün boyu küçük porsiyonlar halinde tüketmeniz enerji düzeyinizi artırır. Elma, şeftali, siyah erik, kiraz ilk tercihleriniz olmalıdır.
CİPSİ UNUTUN Patates, mısır cipsi ve kuruyemişler yerine taze hazırlanmış sebze çubuklarını (kabak, salatalık, yeşil veya kırmızıbiber) veya cevizi, bademi, fındığı tercih edin.
ŞEKERLEME YOK Küçük şekerlemeler, çikolatalar veya pastalar yerine kuru veya taze meyveler (kuru veya taze elma, erik, kayısı) yiyin.
KURU MEYVE Dondurma yerine dondurulmuş üzüm taneleri veya dondurulmuş küçük kavun ve şeftali parçaları yiyin.
FINDIK FISTIK Yağlı, tuzlu krakerler yerine tuzsuz badem, fındık ya da cevizi tercih edin.
SALATAYA DİKKAT Mayonez veya kremalı salata sosları yerine sirke, limon suyu veya balzamik sosları deneyin.
OSMAN MÜFTÜOĞLU
kaynak
Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir. 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.
- Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar
- Veterinerler
- Kasaplar
- Mezbaha çalışanları
- Sağlık personeli özellikle risk gurubudur.
- Kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar da risk altındadır.
ve gözlerde kızarıklık,
- Gövde, kol ve bacaklarda morluklar
| 7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır. | | |
| | |
| 8. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak alınmalıdır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur. (detaylı bilgi için http:/kidshealth.org/parent | ||||
| | | | | |
Yaz Bana,Ne Giydiğini!
Sıcakmı Bari ?
Yaz Bana,Nerde Yattığını !
Yerin Yumuşakmı?
Yaz Bana Nasıl Göründüğünü!
Eskisi Gibimi ?
Yaz Bana,Neyin Eksik!
Acaba Elimmi ?
Yaz Bana,Nasılsın!
Koruyorlar Mı Seni ?
Yaz Bana,Ne Halt Ediyorlar!
Cesaretin Yetermi ?
Yaz Bana, Ne Yapıyorsun! İyi Şeylerde Varmı ?
Yaz Bana ,Ne Düşünüyorsun! Acaba Benimi ?
Tabii Ancak Sorularım Var Sana!
Ve Bilirim Cevapların Nasıl Olacağını da!
Yorulsan Birşey Taşıyamam Sana.
Acıksan Getiremem Sana Yiyecek Bir Şey.
Nerdeyse Silinip Gitmiş Gibi Olurum Dünyadan Böyle.
Hiç Yokmuş, Seni Unutmuş Gibi Sanki...
BRECHT
İşte yine başbaşayız
içimin acısı..
yine birlikteyiz
ver elini...
sus ve ne olur incitme beni..
Ey kalbimin ağrısı ver elini...
çıkalım seninle soluksuz kalmadan sessizce
bu karanlık ve uğultulu ormandan..
İçimin acısı,kalbimin ağrısı,aşkım
işte yine başbaşayız..
ver elini,
Sus ve ne olur incitme beni..
cezmi ersöz
Doğal Hayatı Koruma Vakfı , küresel iklim değişikliğine karşı farkındalık yaratmak amacıyla başlatılan ve bu yıl 29 Mart akşamı yapılacak bir saatlik ışık kapatma eylemi için, desteğinizi bekliyor!
Merhaba,
Sizlere dünyada yankı bulan ve küresel uyarı mesajı içeren “Earth Hour” adlı eylem hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum.
Bildiğiniz gibi küresel ısınma ciddi bir durum. Birkaç sene içinde bu daha ciddi boyutlara ulaşacak. Birkaç hafta önce BBC’nin yaptığı bir açıklama (http://news.bbc.co.uk/2/hi/uk
(ki yazıktır o sıralar bizim gazetelerimiz ve tv lerimiz türbana takılmışlardı.) dehşet vericiydi.
Antartika kıtasın 5 sene önce tahmin edilenden 6 kat daha hızlı eriyor.
İstanbul’da yaşayan biri olarak düşünün. Barajlarımız boş, suyumuz yok..2008’i bile zor atlatacağımız düşünülürken, seneye yağmur yağmazsa, 2009 da susuzuz.
Yanlızca biz değil, hayvanlar, bitkiler ve yaşam alanları tehtid altında.
Bunun için kişisel tasarruf yöntemlerimizi mutlaka düşünmeliyiz, uygulamalıyız.. Peki toplumsal olarak?
İşte bir fırsat. 2007 Yılında WWF-Avustralya nın öncülüğünde başlayan ve büyük birçok kurumun desteği ile dikkatleri üzerine çeken bir eylem var.
“Earth Hour” (Dünya Saati). Bu küresel eylemin parçası olmak için;
29 Mart Cumartesi, 20.00’da, sadece bir saatliğine, elektrikli aletleri ve ışıkları kapatmak yeterli.
WWF Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak, "Dünya, küresel iklim değişikliğini durdurmak için küresel ısınmayı yavaşlatmak zorunda. Türkiye’deki ve dünyanın her yerindeki tehditler gerçek ve endişe verici. Yaşanan olağandışı meteorolojik olaylar, su kaynaklarının azalması, canlı türlerinin yok olması ve yaşam alanlarının kaybı; bizim henüz farkına yeni varmaya başladığımız ilk etkiler. WWF-Türkiye olarak, küresel iklim değişikliğine dair farkındalık yaratmaya çalışırken, mutlaka bireyler ve kurumların desteğini görmemiz lazım. "Earth Hour", küresel iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak, insanların sesini duyurmak ve onları sembolik de olsa harekete geçirmek üzere atılan önemli bir adımdır. "Earth Hour" ile birlikte, katılanlar, WWF-Türkiye ve dünyanın farklı yerlerindeki insanlar aynı anda, gerçek bir soruna değişim yaratma mesajı verecektir. Yaratmak istediğimiz değişimin kendisi olmak için harekete geçme zamanı." şeklinde eylemin amacını özetliyor.
Destek vermek ve daha fazla bilgi almak için :
Earth Hour : http://www.earthhour.org/
WWF : http://www.wwf.org
WWF-Turkiye : http://www.wwf.org.tr
Dünyanızı kurtarmaya yardım edin!
Etrafınızda:
· 5-9 sınıf arasında okuyan
· Ortalaması 5/5 olan
· gelir düzeyi düşük olduğunu belgeleyen
Çocuklar varsa bu imtihana girmelerini sağlarsanız
Üniversite sona kadar tüm eğitim masrafları
Türk Eğitim Derneği tarafından karşılanacak
Burs programından yararlanabilir
Lütfen duyurun Başvuru için son 1 hafta
(Bu çocuklar TED okullarında yatılı veya gündüzlü olarak eğitim almaya hak kazanıyorlar)

Dünyayı güzellik kurtaracak.
Bir insanı sevmekle başlayacak herşey.
Bu iki satır herşeyi anlatmaya yeter aslında. Ama yıllardır anlatamadı. Bizim gibi hayalperestler ise hep oldu ve her zaman da olacaklar. Bu iki satıra inanıp, bunu anlatmaya çalışmak evrene...
Son günlerde Doctus'da yaşanan bir kıpırdanmayı eminim herkes farketmiştir. Tohumları Doctus'da atılan, ancak yakın gelecekte kendi ayakları üzerinde durarak yeni bir proje olarak karşınıza çıkmaya hazırlanan "Çocuk istismarını önleme" hareketi için çalışıyoruz. Bu Doctus'u neden ilgilendiriyor derseniz, çocuk istismarının büyük bir bölümü internet üzerinde gerçekleşmekle birlikte, çocuk istismarını önlemek adına yapılması gereken temel eğitim için internet çok önemli bir kaynak durumunda.
Bu projenin basit bir sanal proje olmadığını, Ankara Üniversitesinden, Doktor Betül Ulukol tarafından yönetildiğini ve bir çok devlet kurumu tarafından desteklendiğini anımsatmak istiyorum.
Neyse bu konuda yapılanları ve yapılacakları, isteyenler Doctus'dan takip edebilirler. Şimdi Türk internet camisının bu konuya duyarlılığını ölçmek ve alınebilecek manevi desteği netleştirmek için küçük bir hareket düşündük. Ben bu yazıyı dört arkadaşıma "mimleyeceğim" ve onlardan da aynı şeyi yapmalarını umacağım. Böylece ne kadara yagınlaştırabileceğimizi göreceğiz. "Mim"imizin üç adet şartı var.
- Mim konusu; Çocukluğunuzdan hatırladığınız ilk şarkı ve şu anda dinlediğinizde hissettirdikleri.
- Banner
- "Çocuk istismarını durdurun" sloganının yazıda geçmesi.
Benim çocukluğumdan hatırladığım ilk şarkı, babacığımın bana uyarlayıp söylediği ve benimde bana yazıldığını sandığım şarkı şudur:;
BAK BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
Bak bir varmış bir yokmuş, eski günlerde
Tatlı bir kız yaşarmış, Boğaziçi'nde
İşte bir sabah erken, masal böyle başlamış
Delikanlı genç kıza, iskelede rastlamış
Bakışmışlar göz göze, gören kimse olmamış
Fakat denizde dalga, oynamaya başlamış
Bak bir varmış bir yokmuş, eski günlerde
Tatlı bir kız yaşarmış, Boğaziçi'nde
Delikanlı yaklaşmış, ne kadar güzelsiniz
Güzel kız uzaklaşmış, fakat siz de kimsiniz
Ben bir erkek meleğim, bırak yanına geleyim
Ellerimi sürmeden, gözlerimle seveyim
Bak bir varmış bir yokmuş, eski günlerde
Tatlı bir kız yaşarmış, Boğaziçi'nde
Olamaz hayır hayır, annem çok kızar buna
Beni kenara ayır, git takıl şuna, buna
Şayet istersen beni, bize yolla anneni
Söz veriyorum sana, olacağım gelini
Bak bir varmış bir yokmuş, eski günlerde
Tatlı bir kız yaşarmış, Boğaziçi'ndehatırlamak bile yüzümde hem gülümseme,hem bi damla gözyaşını aynı anda birleştirmeye yetiyor.Dünyayı güzelliğin kurtaracağına inanan insanlar geliyor gözümün önüne. Fidanlar, burçaklar.
Ve üzerlerine kuraklık gibi çöken karanlıklar. Biten hayatlar, hayaller ve güzellikler. Konumuz gereği midir bilemiyorum ama, sonra da hepsinin bir zamanlar çocuk olduğu geldi aklıma. Hatta bir çoğunun ölürken dahi çocuk kalmışlığı. Yüzlerinde çocuksu hınzır bir ifadeyle karşılaşamaları sonsuzluğu. Nihayetinde, bu şarkıyı şimdi dinlediğimde, dünyayı kurtarabilecek güzellikleri hissediyorum, ama içimde bir burukluk, boğazımda bir düğümle.
yazı alıntıdır sadece şarkı benden tabiiki.kaynağa tıklamanız yeterli,lütfen sayfalarınızda yer verme görevini kalbinizde duyun.Okuyan gören herkes mimlenmiştir.LÜTFEN ÜSTÜNÜZE ALININ.
Gerisi size kalmış.
ALINTI:KAYNAK

